ELAZIĞ (AYIŞIĞI) UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve 4 bin 500 yıllık geçmişiyle Elazığ’ın en önemli kültürel miraslarından biri olan Harput Kalesi’nde çalışmalar, Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç’ın önderliğinde büyük bir hassasiyetle sürdürülüyor. Aytaç ve ekibinin uzun soluklu emekleri, bu yıl kalenin ikinci kapısının batısında yer alan Roma dönemine ait gizli geçidin konservasyonunun tamamlanmasıyla önemli bir aşamaya ulaştı.
Yaklaşık 17 basamaklı merdivenle inilen, 15 metre uzunluğunda ve 2 metre çapa sahip gizli geçit, tonozlu ve kemerli mimarisiyle Roma’nın mühendislik anlayışını yansıtıyor. Bu etkileyici yapının gün yüzüne çıkarılmasında Prof. Dr. Aytaç’ın sahadaki kararlı ve bilimsel yaklaşımı büyük rol oynadı.
Harput Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. İsmail Aytaç, gizli geçidin önemini anlatarak şunları söyledi:
“Gizli geçitler, kuşatmalar sırasında içeridekilerin su, gıda ve savunma ihtiyaçlarını karşılamak için yapılırdı. Harput Kalesi’nde şu an en az dört gizli geçidi tespit etmiş durumdayız. Bu geçitte 17 basamakla aşağı iniyoruz ve Roma dönemine ait özgün tuğlalar hâlâ ayakta. Bazı bölümlerde riskler vardı; konservasyonla güçlendirdik ve geçidi güvenli şekilde ziyarete hazır hale getirdik. Bu yapı, Harput’un tarih boyunca ne kadar stratejik bir merkez olduğunu bize açıkça gösteriyor.” dedi.
Aytaç ayrıca, Kızlar Burcu civarında, kalenin önündeki hamamda ve Meryem Ana Kilisesi’nden kaleye uzanan başka geçitlerin de bulunduğunu belirterek, “Sözlü kaynaklarda daha fazlasından bahsediliyor, kazılar ilerledikçe bu sırlar da bir bir ortaya çıkacak.” dedi.
Prof. Dr. Aytaç’ın anlatımına göre, konservasyon süreci yalnızca geçitle sınırlı kalmadı. Çalışmalar sırasında geçidin üst bölümünde çok değerli buluntulara rastlandı:
“Üst kesitlerde üç katmanlı tandır sistemi ortaya çıktı. Bu, milattan sonra 1. yüzyıldan beri buranın bir üretim alanı olduğunu gösteriyor. Cam, pişmiş toprak ve metal buluntular da bunu destekledi. Hem gizli geçit hem de bu atölye alanı artık tamamen ziyarete açık durumda.” dedi.
Geçidin hemen yanında yer alan 52 basamaklı su sarnıcı ve demirci atölyelerinin de bölgenin yoğun bir üretim ve yerleşim merkezi olduğunu gösterdiğini söyleyen Aytaç, elde edilen bulguların Harput’un tarihsel değerine ışık tuttuğunu vurguladı.
Harput Kalesi’nde 2025 yılı sonu itibarıyla büyük ilerleme kaydedildiğini belirten Prof. Dr. Aytaç, ziyaretçilere güzel haberi şu sözlerle verdi:
“Yaptığımız küçük düzenlemeler tamamlandıktan sonra vatandaşlarımız alanı gezebilecek. Bahar sezonuyla birlikte açıklama levhaları ve yönlendirmeleri de tamamlayarak daha nitelikli bir ziyaret deneyimi sunacağız.” dedi.
Prof. Dr. İsmail Aytaç’ın bilimsel rehberliğinde yürütülen çalışmalar, Harput Kalesi’nin saklı tarihini adım adım ortaya çıkarırken, bölgenin turizm potansiyelini de güçlendirmeye devam ediyor.