TUNCELİ (AYIŞIĞI) – Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, Sualtı Teknolojileri Bölümü’ne yapılan atamayla ilgili tartışmaların yanı sıra üniversitede uygulanan yönetim anlayışına ilişkin açıklamalarda bulundu. Atamalarda kayırmacılığın söz konusu olmadığını vurgulayan Peker, “Bizim için esas olan liyakattir, kimseye ayrıcalık tanımıyoruz. Üniversitemizin tüm imkanlarını fırsat eşitliği çerçevesinde kullanıyoruz.” dedi.
Munzur Üniversitesi Rektörü olarak kadro atamalarıyla ilgili tartışmalara yaklaşımınız nedir?
Benim anlayışımda kişiye göre kadro açılmaz. Hayatım boyunca işe göre talebe çıktım. Göreve geldiğimde üniversitedeki tüm arkadaşlara ilk sözüm şuydu: “Benim özel bir ekibim yok, burada çalışan herkes benim ekibimdir.” Çalışan, emek veren hiç kimseyi değiştirmemeye özen gösterdim. Atama ve yükseltmelerde kayırma yoktur.
Sualtı Teknolojileri Bölümü’ne yapılan son atama çok tartışıldı. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu bölüm, suyun altında kaynak yapabilecek teknikerler yetiştirmek için açıldı. Mevcut iki hocamızdan biri su ürünleri, diğeri spor bilimleri mezunu. Teknik eleman ihtiyacı açıktı. Ataması yapılan kişi bölüm mezunu, fakülte bitirmiş, yüksek lisans yapmış, dalgıçlık ve arama-kurtarma belgelerine sahip. Tüm incelemelerimizde usul ve esasta bir eksiklik bulunmadı. Kişiye özel kadro söz konusu değildir.
İddialar arasında, “Kaloriferciydi, bu kadro ona açıldı.” yorumları var.
İnsanlar farklı işlerden başlayabilir. Ben de geçmişte orman işçisi olarak çalıştım. Önemli olan liyakat ve yetkinliktir. Bu arkadaş 17 yıldır üniversitede çalışıyor, alanıyla ilgili tüm belgeleri ve donanımı var. Eğer Türkiye’de bu alanda 10 kişi alınacaksa bu arkadaş ilk 10 içinde yer alabilecek kapasitede.
Üniversitenin genel yönetim anlayışınız nedir?
Yönetimde üç yol vardır: Kendi ekibinizle gelip herkesi dışlamak, dış dinamiklere göre yönetmek veya emek veren herkesi ekip kabul etmek. Ben üçüncü yolu seçtim. Fırsat eşitliği sağladım. Uzun süredir kendini ayrıcalıklı gören yapılar varsa da onların ayrıcalığını ortadan kaldırdık. Devletin imkanlarını herkese eşit sunduk. Şirket işçileri dahil olmak üzere hak eden herkesin hakkını teslim ettik.
Üniversitede son dönemde hangi adımlar atıldı?
Göreve geldiğimizde deprem ve pandemi sonrası sorunlarla karşılaştık. Buna rağmen 8 ayda 550 kişilik kapasiteyi yeniden aktif hale getirdik. Yıkım kararı verilmiş binaları yeniden eğitim ve araştırmaya kazandırdık. Stratejik Malzemeler ve İleri Teknoloji Araştırma Merkezi’ni, Turizm Uygulama Oteli’ni ve Konferans Merkezimizi açtık. Tüm müfredatlarımızı güncelledik. Ayrıca veri bilimi, analitik ve yapay zekânın ekolojik uygulamaları üzerine Türkiye’de öncü çalışmalar başlattık.
Bu süreçte size yönelik eleştiriler de oldu. Ne söylersiniz?
Benim kimseyle şahsi problemim yok. Ama birilerinin “Munzur Üniversitesi kapatılır.” gibi bir algı oluşturmasına asla izin vermem. Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür. Bu üniversite kapanmaz, aksine gelişerek yoluna devam eder. Nitekim kapatılmış 200’ün üzerinde programı yeniden açtık. Biz buraya gönül yapmaya geldik, bilgiye dayalı kalkınmayı Tunceli’de hayata geçirmek için çalışıyoruz.